Otoban




  • AE

    Hayatında ”kocası tarafından dövülen kadın” diye bir cümle kurmayan
    RTE ilk defa kabataş olayını haklı çıkarmak için bu yola başvurdu

  • sr_ozan (twtr)

    Yani basindan beri akli basinda olan herkes tartismanin “taciz varmis yokmus” kisirliginda tartisilamayacagini savunuyor zaten. Ama basbakan basindan beri bunu elinde koz varmiscasina meydanlarda kullanmaya kalkiyor.
    Velevki var boyle bir olay, (tabiki savunulacak bir tarafi yok) bunu tum gezi protestocularina baglama futursuzlugu da ancak basbakanin yapabilecegi bir karaktersizliktir…

  • mhayde

    Başbakan olayı anlayamadığından değil, bilerek işine geldiği için böyle yorumluyor.

    Kabataş olayının en önemli yönü şudur bence, kazanmak için bu kadar aleni yalan söylerler mi? Evet söylerler. Kendisi benim başörtülü bacıma saldırdılar der, bir kaç yazarı görüntüleri gördüm der. Aslında gayet takdire şayan bir iş bölümü.

  • gümrükçü

    yöneticilerimiz kendi açıklarını hatalarını birbirimiz ötekileştirip insanı iç güdüsel olarak agresif yapan duyguları ön plana çıkarıp gezicileri cemaati gayrimüslimleri; bölücü, din düşmanı Allahsız, ahlaksız, hayadan uzak kişiler olarak nitelendiriyor. Bu kişilere karşı insanların nefret duygusu oluşmasına vesile oluyor.

  • Fulya

    Her laik kadını fahişe, her laik erkeği p….nk diye yaftalayıp, aşağılayan iktidar zihniyetini sorgulamak bile zaman kaybı. Bu algı değişmez.. Aslında kadın onlar için, erkeği günaha sokan, 2 adım arkalarından yürütülen, çalışması yasaklanan, bütün görevi geyşalık, aşçılık cocuk doğurmak olan 2. sınıf bir varlıktır. Ama iş istismar olunca işte böyle birden baştacı yapılır. Hele de ülke bir seçime gidiyorsa. Onun onuru, travması umurlarında değildir. “Bunu sömürmek kaç oya tekabül eder”dir tek düşünceleri… İşte bazen de duvara toslarlar, bu olayda olduğu gibi…

  • garo kapriyelyan

    Hokka gibi yerine oturmuş lafların.Doğrular bazan acıtır,ancak,acıtır diye de yazmamak,konuşmamak,hata yapanı eleştirmemek,onun’ “doğru yaptığı” kanısına kapılmsına neden olacağını unutmamak gerekir.Tebrikler Hayko,çok güzel bir yazı.

  • merve

    en azından kadına şiddet söz konusu olunca aslan kesildiğimizi biliyormuş. sesimizi duyuramadık sanıyorduk, duymazdan geliyormuş.

  • Yusuıf ORHAN

    Başbakan anladı tabiki sizin gibi hainleri hangi odakların kullandığını, Kimlerin Beslediğini “KOÇ”un size neden destek çıktığını anladı ve en doğru cevapları size verdi… Ama siz bir türlü kimlerle aynı torbaya girip yaşadığınız ülkeye ve vatana ihanet ettiğinizi hala anlayabilmiş değilsiniz… Durmuş hala aynı yerden TREN’e bakıyorsunuz! Şunu bilinki Müslüman Gençlik Sabrediyor ve hala açık kapı bırakıp el uzatıyor… yoksa yaşanacaklar hesap bile edilemez ama bu ÜLKE BİZİM… UNUTMAYIN…

  • mualla kavuncu

    sevgili
    hayko. seni hep severek okuyorum. çok sahici bir insansın, insansın. gezi
    sürecinde hep yanındaydım. ama bu kez biraz itiraz etmek istiyorum. biz iyi
    niyetli insanlar bu ülkede nedense hep birilerinin değirmenine su taşımak
    durumunda bırakılıyoruz. olsun, biz yine de inandıklarımızı söylemeliyiz,
    sonucu ne olursa olsun, ne anlama gelirse gelsin, ben doğru bildiğimi söylerim
    denebilir. eyvallah. ben de genellikle böyle yaparım . ama bu kez aynı saflara
    düştüğümüz kişilere bi bakmakta yarar var. büyük sermaye grupları, koç vs ve
    gülen ve mutlak itaatkarları. işte orda dururum ben. sorgusuz sualsiz itaat
    kültürünün hem de din adına tavan yaptığı bu cemaati çok tehlikeli buluyorum.
    gözü kapalı bağlıları olan yukardan yönetilen bir kitleye neler yaptırılmaz
    ki.

    gezide
    ordaydım. o güzel insanlarla yanyanaydım. ama taksim dışındaki gezi, hele de
    istanbul dışındaki gezi bizim burda havasını soluduğumuz geziden çok farklıydı.
    gerçekten başörtülü görünce kendini kaybeden bir güruhun egemenliğine geçti
    çoğu yerde. hadi kabataştaki olaya inanmayalım, -ki ben inanmamıştım- o kadar
    çok başörtülü arkadaşım tacize hakarete uğradı ki, ankarada benim gibi düşünen
    geziye destek olmak için onlara katılan başörtülü yeğenim, kuzenim,
    arkadaşlarım kendilerini neredeyse linçten zor kurtarıp dükkanlara sığındılar,
    yine de taksimdeki çekirdeğin yanında yer almaya devam ettiler ve sadece
    ankarada herşey çok farklı demekle yetindiler. şimdi tamam kabataş olayı doğru
    mu yalan mı ya da ne kadar doğru, ne kadar yalan üzerinden tartışmak anlamsız.
    peki ama ya doğruysa? orda onları yaşayan bir kadına “kabataştaki
    kadın” demek ve ya başkalarının yaptığı gibi “o kadın” diye
    konuşmaya vicdanın elverir mi. ben de bu olayın başından beri tartışırken
    bazen “o kadın” ifadesini
    kullanmıştım. ta ki zehranın polis ifadelerini başından sonuna çok dikkatli, hatta
    itiraf edeyim açık arayarak, bir boşluk, bir çelişki arayarak okuyana kadar.
    şimdi utanıyorum, nasıl bu kadar ötekileştirebildim. zehrayı diye. şimdi sadece
    zehra diyorum. beni ne gezi sırasındaki
    -çok yakın arkadaşlarımın doğrulamaları bile dahildir buna, çünki o andaki
    psikolojiyle inanma eğiliminde olduklarını düşündüm- iddialar gazeteler
    röportajlar, ne başbakanın konuşmaları inandıramamıştı. Hatta özellikle
    elif çakır ve başbakanın üslubu,
    inanmamı engelleyen faktörler oldu. Yine de böyle bir şey var ya da yok ya da
    abartılıyor, her ihtimale karşı bir şey yapılmalı diye, biz bir grup dindar
    kadın, gezici feminist arkadaşlarla birlikte bu ve buna benzer olayları
    protesto için kabataştan geziye yürüdük. O zamandan beri de soru işaretli
    duruyordu olay ben de.

    Kanal d ilk
    yayınladığında videoyu, tepkim “hah işte yokmuş” oldu. Çok incelemedim bile
    videoyu. Ertesi gün zehranın polis ifadelesini okudum.

    Ve inandım
    zehraya ve kahroldum. Şimdi deniyor ya 6 genç öldü, o kadar kadına polisin
    tacizine uğradı, buna mı kahroluyorsun. Evet en az onlara kahrolduğum kadar. Bu
    acıları yarıştırma ya da birbirinin alternatifi yapma hali de berbat bir şey.
    Ya birine ya öbürüne üzül, ya buna ya
    öbürüne duyarlı ol. Allah allah . ben hepsine duyarlıyım, size ne. Daha önce de
    dağdaki gerillaya ve ölen askere aynı anda duyarlı olduğum gibi.

    Neyse . Beni
    sadece zehranın kendi fadeleri inandırdı. Çünkü orda bir kadın, bir anne
    gördüm. Böyle bir şeye maruz kalmış bir kadının psikolojisini, olaydan sonra
    utançla susuşunu ve ancak bir kadının yapacaklarını yapan bir kadın gördüm. Bunları
    ne polis ne provakatörle ne başbakan bu kadar bir kadının ağzından
    duygularından dile getiremez.

    Şimdi başa
    dönersek, olay o zaman tartışıldı, vardı, yoktu falan filan, kapandı,
    unutulmaya yüz tuttu. Şimdi durduk yerde
    kanal d, olay yokmuş yalan söylemişler bize diye, hiç bir şey anlaşılmayan bir
    video koyuyor önümüze. Buna inanmamızı bekliyor. Stv, zaman mal bulmuş gibi
    atlıyorlar.( Zaten servis eden de onlar ya, polis onun polisi)

    Hadii zehra
    yalan söylüyor, uyduruyor, kadının ne fantazileri, ne hard pornoculuğu falan
    kaldı sosyal medyada, kadın itirafa zorlanıyor, ispata zorlanıyor. İki durumda
    işine gelir servisçinin, kadın yalancıysa, hastaysa, yani yoksa böyle bir
    şey, başbakan kötü duruma düşer. Olay
    tüm iğrençliğiyle doğru olarak dökülürse orta yere, gerçek bir kutuplaşma,
    infial, iç savaşa kadar bile gider. Zaten amaç da o. Kimin doğru yalan
    söylediği umurunda değil ki siyaset yapanların, savaşan tarafların, malzeme
    çıksın, kargaşa olsun, millet en hassas noktalarından tahrik olsun, iki durumda
    da kargaşa, iç savaş, darbe..

    Bütün bu
    arada zehrayı düşünen yok, duygularını, psikolojisini. Ya yalancısın, ya sapık,
    ya da unutmak istediğin herşeyi gözümüze sokarak kanıtlamak zorundasın. Her tacize
    uğramış kadının maruz kaldığı tipik
    şeyler.

    Zehra
    utanmış, kocasına anlatamıyor. 5 gün susmuş, bu 5 gün boyunca tek yaptığı
    yıkanmak, kıyafetlerini tekrar tekrar yıkamak. Kayınvalide soruyor. Kızım niye
    böyle yapıyorsun, noldu sana? . “Lekeler var çıkmıyor”. Sonunda kayınvalide
    zorlayarak anlattırıyor. Ortaya çıkınca da polise, savcıya, adli tıppa
    gidiliyor. (ha bu arada zehranın attığı twittler servis edildi, doğruysa,
    hesaplarla, tarihlerle oynanmadıysa, olabilir. Kafayı yememek, biraz uzaklaşmak,
    ya da kimselere söyleyemediğini, en azından öfkesini kusmak için yapmış
    olabilir. Zehra için bu olaydan sonra bu olay=gezi olmuştur doğal olarak ve
    geziye chp ye saldıran twitlerle yapması bunu çok normal değil mi?)

    Zehra ne
    üstü çıplak deri eldivenli 80-100 kişiden bahsediyor ne de bu 80-100 kişinin
    üzerine işediğinden. Yere düştükten sonra yerde olanları etrafları grupla
    çevrili olduğundan dışardan kimse göremez zaten, kameralar da göremez. Tarmvay
    görevlileri, duraktakiler uzun uzun dikkatle bakıyorlar, orda ne oluyor anlamak
    için, grup bağırdığı için ve zaten tramvay trafik gürültüsünden zehranın
    bağırabildiyse bile sesi duyulmaz. Deri eldiven çıplaklar 80-100 kişi tamamen
    elif çakırın uydurması. Niye yaptı, gezicileri böyle bir güruh olarak göstermek
    için. Ama tersine inandırıcılığını yitirdi, daha kötürü zehrayı yalancı
    durumuna düşürdü.

    Benim için
    bu olayda artık sadece zehra ve onun
    beyanı var. Ne başbakan, ne kanal d, ne gülen medyası, zehrayı pis siyasetlerine, iktidar
    savaşlarına alet edenleri kınıyorun. En çok da
    sosyal medyadaki iğrenç, zehraya tecavüz eden insanları, ne oluyor ki ,
    o zaman yapmadıyasanız bile şimdi yapıyorsunuz, ve pekala bu kafayla sizden
    herşeyin bekleneceğini ispatlıyorsunuz.

    Gezide böyle
    güruhlar vardı maalesef hayko. O gördüğümüz, günlerce yaşadığımız harikulade
    ruhun üzerine titremek istesek de, ona toz konduramasak da maalesef o ruh
    sadece taksimdeydi. Futbol holiganları, içkili genç erkekler, kadını meta gören
    zihniyet, gözü dönmüş kitle psikolojisi, herşey herşey yapar. Allah hepimizi
    böyle bir güruhun arasında kalmaktan korusun.

    Gezi nasıl
    patladı, o ilk operasyon var ya, çevreci, masum, sadece parkını ve ağaçlarını
    korumak üzere orda bulunan insanlara durduk yerde , Allahın şafağında, masum
    uykularında saldıran, çadırlarını yakan polis operasyonuyla. Hepimizi bu
    uyandırdı, hepimiz geziye aktık, peki o operasyonu kim ve niye yaptı, kimden
    emir aldılar? Polis geziyi eliyle büyüttü besledi. Tıpkı daha önceleri 12
    eylülün pkk yı varetmesi, büyütmesi gibi.
    Sonra bu büyüyen hareketle nie o kadar yakından ilgilendi, amerika,
    almanya, ingiltere medyası, ne den o ülkelerdeki sivil hareketleri, polis
    şiddetini dakika dakika yansıtmak şöyle dursun yok sayıyorlar da bizle bu kadar
    ilgililer. Tabii başbakan da o zamanki yanlış söylemleriyle onların işine
    gelecek şekilde davrandı. Belki şimdi daha iyi görüyordur oyunu, inşaallah,
    “destan yazdı” dediği polisin kimlere bağlı hareket ettiğini. Gezideki 6 canı
    zehra almadı hayko, bu polis aldı. KADINLARI KARAKOLLARDA ONLAR SOYDu, onlar
    işkence yaptı ve aynı polis şimdi bu olayın yalan olduğuna dair video servisi
    yapıyor, doğan ve cemaat medyasına.aynı polis ihh ya el kaide operasyonu
    yapıyor, devletin tırlarını basıp aramak istiyor, sanki başka ülkenin polisi
    gibi.

    Çözüm süreciyle
    kim uğraşıyor, çözüm sürecinin mimarlarından hakan fidanla kim nie uğraşıyor. Paristeki
    kadınlarımızı kim nie katletti. Çözüm süreci için gayret eden bir hakan fidan
    nie bunu yapsın. Ömer güney kim, tuncay güney kim, tuncay güney neden haham
    kılığında, onların koruması altında, abdullah öcalan ne diyor? Polis neden
    sürekli hala kürtleri kışkırtacak şeyler yapıyor? Kürtleri hükümete karşı kim
    neden nasıl nie kışkırtıyor. Bkz. cemaat medyası. Bakz. Şefkat tepe tek türkiye
    vs vs .