Aylin Aslım


2

Ünlü rock’çı Aylin Aslım açtığı sosyal medya davasıyla hukuk dünyamıza “troll” kavramını kazandırmış oldu. Geçtiğimiz günlerde dava karara bağlandı. Cihat Akbel adlı Twitter kullanıcısı 5 ay hapis cezası aldı. Ancak trollerin tacizi sürüyor Kararın birçok insan için örnek teşkil edeceğini söyleyen Aslım, sonuçtan memnun. “Hiç mizah duygusu yokmuş” yorumları karşısında ise “Binlerce tweet atıldı. Belden aşağı küfürler, tehditler… Böyle bir mizahı ben bilmiyorum” diyor

Aylin Aslım’ın açtığı troll davası geçtiğimiz günlerde sonuçlandı ve Cihat Akbel adlı Twitter kullanıcısı beş ay hapis cezasına çarptırıldı.

Geçtiğimiz yıl ünlü rock’çı Aslım’ın siyasi görüşleriyle ilgili tweet’ler atılmış, “troll”lerin yoğun cinsel içerikli tacizleri üzerine Aslım cevaben “Abazan trollerin en neşeli saatleri bu saatler” yazmıştı. Cihat Akbel ve arkadaşları “Aylin Aslım abazanlardan özür dilesin” konu başlıklı mesajlar yazdı. Yazılanlar tehdit boyutuna gelince ünlü sanatçı dava açtı ve kazandı. Sosyal medyada, kullanıcıları tartışmaya sevk edecek yorumlarda bulunup, onları kışkırtma durumunu anlatan “troll” kavramı bu sayede ilk kez bir dava konusu oldu. Hayko Bağdat, Aslım’la davayı ve troll meselesini konuştu.

Ne oldu neden millete dava açıyorsun?

Ben manyağım çünkü zevk alıyorum! İlk kez birilerine dava açtım hayatımda. İki ayrı vaka var. Biri; dört yıla yakın bir süredir, 7/24, nerede kiminle ne yaptığımı, arkadaşlarımı, gittiğim yerleri, konserden önce hangi otelde kaldığımı bilen, adresimi araştıran filmlerdeki gibi saplantılı bir adam. Telefonumu değiştirdim. Çevremdeki herkese ulaşmaya başladı. 3,5 yıldır sürüyor.

Korkutucu bir durum…

Tabi korktum bu kadar saplantının nereye gideceğini kim garanti edebilir? Bu davalardan birincisi onunla ilgiliydi. Şans eseri iki ayrı hakimin baktığı iki ayrı dava aynı gün sonuçlandı.

İkinci dava ne?

Troll mevzusu. Asıl “fikir özgürlüğü” bağlamında tartışılan dava bu. 2012 yılının Nisan ayıydı sanırım. Ortaya “abazan trollerin neşeli saatleri” gibi bir şey yazdım ve ondan sonra kendi aralarında organize olmaya başladılar. İnsanların kafası ne ara bu kadar karışmış, buradan fikir özgürlüğüne nasıl gidiliyor bilmiyorum da, “Özür dile Aylin Aslım” hashtag’i açıldı. Türkiye tt listesinden inmemesi için organize bir şekilde sürekli uğraşıldı. Üç gün boyunca dünya trend topic listesindeydi.

Bu kabul edilebilir bir durum değil mi?

Küfür var, tehdit var. Evini bulduk, yüzüne kezzap atmaya geliyoruz gibi binlerce tweet atıldı. Gerçeklik payı var ya da yok. Sen bana bunu yazamazsın kardeşim. Bunu mesaj olarak yazsan direk içeri alınırsın. Herkese açık bir platformda yazınca niye suç olmasın? “Destek veren arkadaşlarını Madımak gibi bir otele koyup yakacağız” dediler. Böyle bir mizah varsa ben bilmiyorum.

Anladığım kadarıyla sadece kötü mizah değil seni rahatsız eden?

Mizah neresinde bunun? Adımı soyadımı oraya yazıyorlar, üç gün boyunca orada ortamı meşgul ediyorlar. Cinsiyetçi, belden aşağıya küfürlerin üç gün trend topic’te olması ne demek? On binlerce tweet demek. Kalkıp bana “İki tane eleştiriye açık değilsin, iki tane küfre iki tane espriye dayanamadı” diyorlar.

Dava sonuçlanınca rahatladın mı?

Rahatladım. Bu kararın alınmış olması eminim bunu yaşayan ve ne yapacağını, kime gideceğini bilmeyen birçok insan için örnek teşkil etti. Şunun da altını çizmek lazım aslında, insan aldığı tehditler içerisinde neyi ciddiye alacağını neyin geyik olduğunu anlayamaz hale geliyor ve bu da tehlikeli bir durum. Şaka değil bir sürü insan öldürüldü bu ülkede. İnsan hayatı bu kadar geyik konusu yapılacak bir durum değil. Cumhurbaşkanlığının sosyal medya danışmanlığını yapan Serdar Kuzuloğlu bana bu mesajları atan adamı TRT’de programına çağırdı. Pohpohladı, tekrar köpürttü.

Şöyle söyleyeceğim, sosyal medyada “uzman” olan bazı insanların sosyal medya şirketleri var. Bu şirketler nereden para kazanıyor? Markalarla anlaşmalar yapıyorlar. Diyor ki; “Elimde çok takipçisi olan 20 tane twitter fenomeni var. Biz sizin kampanyanıza şöyle destek verelim, siz bize tweet başına bilmem ne kadar ücret verin.” Bu adamın olaydan önce iki üç bin takipçisi vardı. Şu an takipçi sayısı 30 bini geçmiş.

Bu tip saldırılar para kazandırıyor yani insanlara?

Kendisi söyledi; “Biz kendi aramızda konuştuk ne yapalım diye, önce bir ünlüye saldıralım dedik.” Bayağı organize oluyorlar. “Yarın akşam şu saatte, karının fişini çekeceğiz, yaşama sevincini elinden alacağız” diye randevulaşıyorlar. Şunu yazanlar var, “İstersek Türk Bayrağını yaktı, şehit analarına küfür etti diye dedikodu yaymasını da biliriz. Dine, kitaba küfretti deriz.”, Cihat Akbel’in mahkemedeki savunmasını yayınlatsam, belki takipçileri bile utanır. “Her fırsatta komünist olduğunu dile getiren Aylin Aslım” diye başlıyor savunmaya. Komünist değilim, kaldı ki olsam ne yazar?

Koruma istemeye karar verdim

Ne gibi tweet’ler rahatsız etti seni? Küfür var, tehdit var, binlerce mesaj yollandı. Çok dalga konusu olan “konsere gidip kafasına orak fırlatacağım” mesajı var. Diyelim ki birisi bu olaydan dolayı gıcık oldu bana. Konserde içti, illa orak olması mı gerekir, bira şişesini fırlattı, kafama geldi, bir şey oldu, gözüm çıktı. Ne yapacağız? Kendinle ilgili güvenlik önlemi aldın mı? Almadım. Ben yalnız yaşıyorum, sokakta yaşıyorum, geziyorum. Halka açık bir iş yapıyorum, gece konserleri veriyorum. Tedirginim yani. Diğer davadan sonra bahsettiğim saplantılı şahıs ceza aldığı halde tacizlerine tekrar başladı. Koruma istemeye karar verdim artık.