Berfin Altunboğa | Yaşamak Direnmektir


Şubat’ın sonları olmasına rağmen bu güzel hava, baharı erkenden müjdeliyor sanki. Güneş, kışın sessiz yorgunluğunu Amed’in üzerinden almaya pek hevesli.

Saat sabahın sekizi. Öğretmenlik hayatı benim yaşımdan büyük, saçları -tebeşir ve kara tahtanın aşkından olsa gerek- kırlaşmış hocamız, öğretmenliğe adım attığı ilk günün heyecanıyla öğrencilerine matematik öğretmenin mutluluğunu yaşıyor.

Tarihi Sur’dan, gece boyunca gelen çatışma seslerine sabahın erken saatlerinde top atışları ekleniyor. Top atışlarının korkunç sesi ne öğretmende anlatma arzusu bırakıyor ne de biz öğrencilerde öğrenme arzusu. Bu korkunç sesler zihnimizdeki bütün güzel bahar portrelerini yok etmeye çalışıyor. Gözlerimi öğretmenden gökyüzüne çeviriyorum ve bu ara çokça okuduğum şiiri bir kez daha zihnimden tekrarlıyorum. Ahmet Telli bizleri anlatmış sanki bu şiirinde:
“Şüphesiz onlar ölüm getiricilerdir
Ve sevincin düşmanı olarak bilinirler
Yoktur gözlerinde sevgilerin ışıltısı
Aşk yoktur, duman bürümüştür büsbütün”

Yürekleri burkan bir korkunç ses daha duyuluyor. Bütün sınıf nefesini tutuyor. Tek tek bakıyorum her birinin yüzüne. O dehşet verici yüzlerden düşüncelerini okumak zor değil.

Uzun boylu, esmer yüzlü Azad; kendisi gibi lise öğrencisi birçok arkadaşını özgürlük mücadelesinde toprağa vermiş. Duyduğu her sesle kendinden utanıyor gibi Azad.

Hêvî’nin deniz mavisi gözlerine hüzün çökmüş. İsminin aksine umutsuzluğa bürünmüş gibi. Oysa umut yalnızaca güzel gözlü kız çocuklarına verilen bir isim değildir. 

Bu kez dönüyorum Aşitî’ye bakıyorum. İsmi gibi kalmayı bir o becerebilmiş. Gözlerinde korku yok, her şeye rağmen umut var. Her şeye rağmen Aşitî’nin yüreğinden bütün sınıfa dağılan kocaman bir barış umudu var. Yüreğinde taşıdıklarıyla çok güzel Aşitî..

Tutup Aşitî’nin yüreğinden Hêvî’nin ve Azad’ın karşısına dikilmek istiyorum.
Hêvî’nin deniz mavisi gözlerinin içine bakıp: ” Umut bu topraklarda hiç bitmez!” demek, sonra da gözlerimi Azad’a çivileyip haykırmak istiyorum: “Utanması gereken sen değilsin Azad, utanması gerekenler matematik öğretmeninin bile heyecanını yok eden ölüm getiricilerdir. Umudun coğrafyasında yaşamak direnmektir Azad!”

Teneffüs zili çalıyor ve biz Aşitî ile birbirimize bakıyoruz. Böyle şeyler ancak filmlerde olur diyeceksiniz belki ama oluyor. Aşitî ile Ahmet Telli’nin şiirini okuyoruz aynı anda, yüksek sesle;
“Savrulup duran bir zaman diliminde
Sarsarak ve sarsılarak geçiyor günler
Ama kalbimiz çatlayacak kadar duyarlı
Hayatı savunabilecek kadar güçlüdür.”
Tekrar bakıyoruz birbirimize ve daha canlı, daha yüksek sesle güzel kalpli bir abimizin öğüdünü tekrarlıyoruz:
Yaşamak Direnmektir!
Berxwedan Jîyane!

Berfin Altunboğa