Köşe Yazıları

Salak mısınız?

Dokunulmazlıkların mutlaka kaldırılması gerekiyormuş. Türk milletinin artık sabrı kalmamış. Erdoğan, devletin en tepesindeki adam olarak elbette bu konuda etkin davranmalıymış. Bu konu parlamentoyu ilgilendirse de ‘milletten taraf’ bir cumhurbaşkanı daha fazla kayıtsız kalamazmış. Bölgedeki Kürtleri terörün barbarlığından kurtarmak için bu adımı atmak tüm Kürtlere iyilik etmekmiş. Kürt siyasi hareketi tüm unsurlarıyla terörün maşası haline gelmiş.

Devamını oku

Ölen biziz, rantını yiyen onlar: Güvenmeyin böyle bir devlete

Başımıza gelebilecek en büyük felaket ölümün sıradanlaşması olsa gerek. Bir trafik kazasında 10 kişi kaybetsek ‘Katliam gibi kaza’ diye manşetler attığımız günlerden, günde 10 kişi ölse şükredeceğimiz hallere getirdiler bizi. Peki ne yapabiliriz? Sokakta top oynayan çocuğumuzu, kalabalık bir caddede gezmeye giden gencimizi, 20 yaşında askere giden evladımızı, kahvede arkadaşlarıyla muhabbet eden dedemizi, okuldan kaçıp

Devamını oku

Ama bizde ırkçılık yok ki…

Eşi bizim Ermeni okullarından birinde çalışıyordu. Okul, daha çok yetim çocuklarına sahip çıkmak için kurulmuş birkaç yüzyıllık bir yapıydı. Zengin ailelerin çocuklarının gittiği diğer mektepler genelde her imkânı sunan afili binalardı. Eğitim kalitesinden öğlen yemeğine kadar kusursuz sayılırlardı. Ne de olsa zenginin çocuğuna nohut yedirilmez, matematik eksik öğretilmezdi. O okulların yöneticileri de okuldaki çocukların aileleri

Devamını oku

Hadi cevap verin!

Kafamda uzun zamandır sizlerle paylaşmak istediğim bir yazı var. Siyasetin canımıza okuduğu günler geçirdiğimizden olsa gerek bir türlü fırsat bulup da kaleme alamadım. Sisi’ye teşekkür eden Erdoğan’dan HDP’li vekillerin linç kampanyasına katılma ihtimali olan Kılıçdaroğlu’na, ‘Ne kongresi ulan’ diyen Devlet Bahçeli’den Ensar Vakfı etrafında büyüyen rezalete kadar yazılası o kadar konu varken hiçbirini canım çekmiyor

Devamını oku

İlhan Çomak’ı duydunuz mu?

22 yıldır tutuklu yargılanan, duruşma tarihleri keyfi ya da sudan sebeplerle sürekli ertelenen İlhan Çomak’ın hikâyesini hiç duydunuz mu? Ben ne kadar yazsam da bu mağduriyeti yaşayan Çomak’ın bizlere ulaştırdığı mektup kadar net anlatamaz hiçbir şey bu adalet garabetini. Onun kaleminden 22 yılın özeti; Yıllardır yargılanmama ilişkin, özellikle duruşmalardan önce sesimi duyurmak, duyurup güç olarak

Devamını oku

Vay Kılıçdaroğlu vay…

Olacak şey değil. Memleketin koskoca Cumhurbaşkanı’na yeminini bozdurdular. Tarafsız kalacağına, partiler arasında ayırım yapmayacağına dair şerefi ve namusu üzerine yemin etmiş bir liderin ilk defa siyasete karışmasına sebep oldular. Bugüne kadar ağzından bir tek kötü söz çıkmamış olan Reisimize “Sapık” dedirttiler. Kadınların, çocukların, gençlerin, işçilerin mümtaz koruyucusu olan Şefimizi isyan ettirdiler. O’nun bu tarihsel çıkışıyla

Devamını oku

Hem kötüler hem alçak

Savaş ilk gerçekleri öldürür derler. Öldürüyor… Toplumun tüm kesimleri, tüm kimlikleri, kadınlar, çocuklar, gençler, gündelik yaşam ve umutlarımız nasibini alıyor işte savaş denilen illetten. Çatışmanın bir ucundan tutan herkes daha çok kin kusmaya başlıyor, öfke nöbetleriyle ölümü ve cinayeti kutsuyor. Yaşama ve barışa dair konuşmak, insan ölüsünün üzerinde tepinenlerden daha çok tepki çekiyor. “İnsanı yaşat ki

Devamını oku

Yaş 40; bütün gücümle kavga edesim var şimdi

Bugün 40. yaşgünüm. “Ohaa baba 40 mı oldun” diyen 10 yaşındaki oğlumu o kadar iyi anlıyorum ki… Onun yaşındayken ben de 40’ı duyunca “Ohaa” derdim çünkü, hatırlıyorum. Üç yaşındaki diğer oğlumun pastadaki mumları benimle beraber üflemek istediği hali hatırlamıyorum ama. 18 yıldır birlikte olduğumuz eşimle 40 üstüne çok konuşmadık galiba. Belki de eskisi kadar hızlı davranamayan

Devamını oku

Terörle arama mesafe koyamıyorum

Gün aşırı üzerine bomba geçirmiş bir manyağın masumların kanına girdiği bir dünyada ve de ülkede yaşamaya mahkum edildik. ‘Haklı bir dava uğruna’ diyerek tarihin gördüğü en alçak eylemleri gerçekleştirenler ne yazık ki değişik kesimlerden alkış alır hale geldi. Ortaklaşa tutabileceğimiz bir yas kalmadı neredeyse. Birbirinin ölüsüne, cenazesine sevinenlerin aynı coğrafyayı paylaştığı korkunç bir dönemden geçiyoruz. Bizleri yönetenlerin

Devamını oku

Ölümü gör gitme

“Erdoğan gitsin” demek “Devlet yıkılsın” demekmiş. Erdoğan giderse vatan elden gidermiş. Yok, troller falan söylemiyor bunu. Şamil Tayyar, Mehmet Metiner gibi dondurma severler de söylemiyor. İnanmayacaksınız ama Ermenilerin koruculuk kontenjanından Markar Esayan bile bu kadarını söylemiş değil henüz. Cumhurbaşkanı’nın kendisi ifade ediyor. Kendine biçtiği mesihlik misyonunun son aşaması olarak varlığımızın sebebi, büyük kurtarıcımız olduğunu beyan ediyor. Bu ruh

Devamını oku

Ben sizden değilim arkadaş, terörist de babanızdır…

Geçenlerde Star gazetesinin 1’nci sayfasında eşek kadar basılan fotoğrafımın altındaki yazıyı okuyan 10 yaşındaki oğlum endişeli gözlerle söyledi bu cümleyi: “Baba, sana terörist demişler…” Gazetenin 11’inci sayfasında ise aynı fotoğrafın tepesinde dokuz sütuna manşet “İçimizdeki hainler” yazıyordu. Böylece devlet, oğluma ‘devlet’ hakkında ilk gerçek bilgiyi vermeme vesile oldu sanırım: “Sen bakma oğlum onlara. Devlet bazen yalan

Devamını oku

Berfin Altunboğa | Yaşamak Direnmektir

Şubat’ın sonları olmasına rağmen bu güzel hava, baharı erkenden müjdeliyor sanki. Güneş, kışın sessiz yorgunluğunu Amed’in üzerinden almaya pek hevesli. Saat sabahın sekizi. Öğretmenlik hayatı benim yaşımdan büyük, saçları -tebeşir ve kara tahtanın aşkından olsa gerek- kırlaşmış hocamız, öğretmenliğe adım attığı ilk günün heyecanıyla öğrencilerine matematik öğretmenin mutluluğunu yaşıyor. Tarihi Sur’dan, gece boyunca gelen çatışma

Devamını oku